Çocuğunuz sinirli mi? Gitmediğiniz doktor kalmadı, peki işitme testi
yaptırdınız mı? Çocuğunuz, çevreden gelen seslere ilgisizse,
ilk seslenişte cevap vermiyorsa, yükses sesle televizyon seyrediyorsa
mutlaka üzerinde durun
İşitme kaybı çocuklarda yetişkin insanlar kadar ve hatta daha
da fazla karşılaşılabilen bir problem. Dahası ağrı, ateş gibi
şikayetlere daha açık tepki veren çocuk işitme kaybına aynı berraklıkta
reaksiyon vermeyebilir. Dolayısıyla pek çok ebeveyn tarafından haftalar,
aylar, hatta yıllarca ihmal edilebilir. Özellikle bebeklerde ve küçük
yaştaki çocuklarda ihmal riski artar.
Peki anneler problemi nasıl farkedebilir? Soruyu Bosphorus International
Kulak Burun Bogaz' dan Op.Dr. Fuat Güder'e sorduk.
"Çocuklardaki işitme kayıpları doğuştan ya da sonradan kaynaklanabilir.
En önemli belirtilerinden birisi duymayan cocuğun kendini ifade
güçlügünden kaynaklanan sinirliliğidir. Erişkin işitmediğini anlatabilir
ama çocuk duymakta zorluk çektiğini veya hiç işitmediğini ebeveyinlerine
ifade etmekte zorluk çeker. İfade güçlüğünü sinirli, huysuz ve hırçın
olarak çevreye yansıtabilir. Bu noktada aile üyelerine önemli bir
sorumluluk düşmektedir."
Uzmanlar çocuklardaki işitme kaybı belirtilerini farklı yaş dönemine
göre sınıflandırıyorlar. Buna göre doğumdan 6 aya kadar geçen dönemde,
bebeğiniz yüksek sesli gürültülerle uyanmıyorsa, duyduğu sesleri taklit
etmiyorsa ya da tepki vermiyorsa alarma geçmeniz ve bir KBB uzmanına
başvurmanız gerekiyor.
6 ay -1 yaş aralığında ise konuşma sesi çıkarmaması veya tanıdık kişi ve
eşyaları gösterememesi dikkate alınması gereken belirtiler. Bebek 1-2
yaş döneminde ise çevreden gelen seslere ilgisiz olması, ilk seslenişte
cevap vermemesi, yükses sesle televizyon seyretmesi gibi ayrıntıların
üzerinde durmak gerekiyor.
Op Dr Fuat Güder bebeklerdeki işitme sorunlarına zemin hazırlayan
hamilelik öncesi ve genetik faktörlere dikkat çekiyor.
"Gebelik döneminde anne adaylarının alkollü içki tüketmiş olmaları,
grip, kızamıkçık veya viral enfeksiyon geçirmeleri risk faktörleridir.
Ailede kalıcı ya da ilerleyen işitme kaybı geçiren akrabaların olmasının
da üzerinde durmak gerekiyor"
Özellikle yaşamlarının ilk ayında menenjit geçiren, düşük ağırlıkla
doğan, kan değişimi yapılan bebekler işitme kaybı konusunda daha fazla
risk taşıyorlar.
Annelerin bilinçli yaklaşımları çocuklarındaki işitme probleminin bir an
önce ortaya çıkarılmasında anahtar rol oynuyor. Doktor muayenesi ve
gerekiyorsa ileri teknolojinin sağladığı olanaklarla yapılan testlerle
teşhis konuluyor. Ancak çocuk işitme değerlendirmesi yetişkin
insanlardaki değerlendirmeden tamamen farklı. Hassas cihazlarla yapılan
ölçümlerin dışında, genetik testlere de başvurulması gerekebiliyor.
Dolayısıyla başvurulan merkezin ileri teknolojik sistemlere sahip işitme
laboratuarına sahip olması şart. Testlerin uzman kişiler tarafından
yapılması gerekiyor.
|