Peynir ve peynircilik tarihi
3000 yıllık geçmişi ile
kutsal din kitaplarında bile kendinden söz ettiren peyniri daha yakından
tanıyalım.
İnsanoğlu'nun hayvanları evcilleştirme sürecinin ardından süt elde
etmesinden kısa bir süre sonra üretilmeye başlanan peynirin kökü M.Ö.
1000 yıl öncesine dayanıyor. Eski Yunanlılar ve Romalılar'da peynirin
önemli bir yeri var. Dünyaya bakıldığında, peynir sektöründe yüksek bir
rekabet görülüyor. Fransa peynir çeşidi açısından sayıca çok ilerde.
Teknikleri belirlenmiş ve yapımı hala süren yaklaşık 300 çeşit peynir
var. Buna karşın Afrika ve Uzakdoğu peynir üretmiyor. Ülkemizde ise
bilinen peynir çeşitlerinin sayısı 20'yi geçmiyor. Yörelere göre isim
değiştirmesi bazen peynirin sanki farklı bir peynirmiş gibi düşünmemize
neden olsa bile lezzet ve koku açısından birbirlerinden pek farklı
değiller.
Peynir kesilmiş süt ve kremadan yapılıyor. Süt veya krema laktik asidin
doğal üretimiyle birlikte ekşileşiyor. Süt, peynir mayası yardımıyla
ekşileştiriliyor. İstenilen kıvama ulaşabilmesi, tamamen nem ve asit
oranının ayarlanmasına bağlı. kesilmiş peynirin katı kısmının
oluşmasında süre, sıcaklık ve peynirin şekli sonucu belirliyor. peynire
asıl karakterini veren en önemli eleman içindeki bakteriler. Fazla eski
olmayan taze peynirin tadının daha yumuşak olması, bakterinin peynirin
içinde çok uzun süreli kalmamasından kaynaklanıyor. Brie gibi
peynirlerde bakteriler dışarıdan içeriye doğru çalışıyorlar. Bu da
peynire daha kabarık ve yumuşak bir görüntü veriyor. Peynirin
eskitilmesindeki koşullar çok önemli. Tam kıvama gelebilmeleri için
Camambert gibi yumuşak peynirlerin 3-6 haftaya, Roquefort ve Stilton
gibi mavi peynirlerin 3-6 ay'a, Gruyere ve Parmesan gibi sert
peynirlerinde en az 1 yıl'a ihtiyaçları var. Gauda gibi bazı çeşitlerde
hem yumuşak, hem daha sert ve tatlı olmak üzere farklı olgunluk
dönemlerinde satılıyor. Peynirin tadı ne kadar kuvvetli ve kendisi ne
kadar eskiyse, yemeklerde kullanımı o denli azalıyor.
Yemeklerde Peynir; peynirli tariflerin çoğu dünya mutfaklarının
baştacıdır. Peynirlerin çoğu çok tuzlu olduğu için, yemeğe tuz atmadan
önce mutlaka tadına bakılmalıdır. Eğer bir sosa peynir eklenirse, peynir
eridikten sonra ateşten alınmalıdır. Peynirli sos asla kaynatılmaz ve
tekrar ısıtılmaz. Gruyere ve parmesan gibi peynirler yemekler için
idealdir. Rendelenmiş olarak, makarnalara, risotto'ya (pilav benzeri bir
İtalyan yemeği) ve bazı sebze çorbalarına konur.
Peyniri saklamak için 10 derece sıcaklık ideal. Eskiden peynirler
mahzenlerde saklanırmış. Günümüzde buzdolaplarımızda saklıyoruz. Ancak
buzdolaplarının sıcaklığı en az 5 derece olduğu için aramosı ve yağı
donuyor ve böylece bazı peynir çeşitleri lezzetini kaybediyor. Peynirin
kesildikten sonra tüketilmesi gerekiyor, onun için kullanılacak (tüketilecek)
kadarı kesilmelidir. Koku transferi yapan bir besin türü olduğu için
açıkta bırakmamak gerekir. Değişik dokulardaki peynirleri çeşitlerine
göre ayrı ayrı saklamak gerekir.
PEYNİR İKRAM EDERKEN...
Kesinlikle rendelenmiş peynir satın almayın. Rendelenmiş peynir tüm
aromasını kaybeder.
Büfeler ve peynir tabaklarında peynirlerin ince dilinmesi gerekir. Ne
kadar ince dilimlenirse tadı ve aroması o denli güzel olur.
Peynir tabaklarıyla, kırmızı, sek, beyaz sek ve demisek şarap, Porto ve
crerry ikram edebilirsiniz.
Koyu renkli ve kokulu peynirleri köy ekmeği veya yulaflı ekmek, açık
renk taze peynirleri de beyaz ekmekler tamamlar.
Peynirin sindirim sistemine faydası olduğu düşünüldüğü için Fransa ve
diğer Avrupa ülkelerinde yemekten sonra yenir.
|