SÜSLEME
SANATLARINDA ARABESK
 |
| |

Ansiklopedik karşılığı aranırsa
baleden resim sanatına kadar birçok yerde arabeskin değişik
anlamlarda kullanıldığını görürüz. Hatta 16. yüzyıldan sonra
etimolojik sınırlarını aşan anlamlar verilmiştir. Bu kelime,
genellikle doğu sanatlarının büyülü motifleri ve onların
oluşturduğu kompozisyonlar için kullanılır. Dekoratif sanatlar
konusunda uzmanlar Doğuluların geometrik şekilleri özellikle de
çokgenleri ustalıkla kullandığını ve hatta merkeze yerleştirilen
bir altıgenden sayısız geometrik şekillere çıkış noktasının
oluşturulabileceğini belirtirler. Durmadan çoğalan bu şekiller
gözler önünde dans ederek canlanıyormuş gibi olur ve çizgiler
sanatı oluşur. Bu sanatın yaratıcıları ise Araplardır.
Arabesk sanatında bazı kompozisyonlar başlangıç noktasından
sonsuzluğa doğru giden bir hareketi gözler önüne serer. Bu
bağlamda, süsleme sanatlarında arabesk dendiği zaman, belirli
form ve biçimlere sahip bir bezeme anlayışının yanısıra sanatta
felsefi bir akımı ve Arap dünyasından çok İslam dünyasıyla
bütünleşmiş bir sanat olayını anlamamız gerekir. Arabesk olarak
tanımlanan plastik görüntüler içinde kısmen de olsa Orta Asya,
Hint, İran ve Türkmen unsurlar bulunur.
Arabesk nitelemesinin Batılılar tarafından daha çok Doğu
Sanatlarının tanımı için bulunan bir formül olduğu
gözlenmektedir. Elbette bunun içinde Arap sanatı ağırlıklı
olarak kendisini hissettirir.
Arabesk sanatçının mistik duygu ve düşüncelerinin bir ifade
edilme biçimi olmasının yanısıra geometri ve ritmin maddi ve
ruhsal anlamda birleşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Duygu yüklü
ritmler süsleme kompozisyonlarını yaratan çizgilere dönüşürler.
Türk Sanat Eserlerinde arabesk uygulamalar Orta Asya'nın zengin
süsleme teknikleriyle karışmış olarak varlığını sürdürmüştür.
Selçuklular döneminde Anadolu'da yaygın biçimde rastlanan bu
bezemelere "rumi" denilmektedir. Rumi süsleme motifleri, arabesk
tekniğinden kısmen farklı olmakla beraber, Selçuklulara ait
sanat eserlerinde karakteristik arabesk kıvrımlar da çok
kullanılmıştır.
Ahşap, taş ve çinilerde bu motifler sık sık tekrar edilmiştir.
Orta Asya kültürleriyle yüklü olarak Anadolu'ya gelen Türklerin
İslamiyeti kabulünden sonra Arap-İslam sanatı ögeleriyle
tanışmış ve onları benimsemiş olmaları doğaldır. Araplar arabesk
ve bezemelerin ortaya çıkışında Arap yazısının ve bunun
özellikle ustaca yazılması sonucunda ortaya çıkan "hat
sanatı"nın da rolü olduğunu belirtirler. Gene hat sanatının
İslam dünyasında en yüksek seviyesine başta İstanbul olmak üzere,
Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli kültür merkezlerinde eriştiği
bilinen bir gerçektir. Bu anlamda, Osmanlı sanat çevresinde
Selçuklu dönemi kadar arabesk uygulamalar yoksa da, bu sanata
Osmanlı hat ustalarının katkısı olmuştur. Daha henüz Osmanlı
sınırları içindeyken Şam ve Kahire'de el sanatlarının yeniden
değerlendirilmesiyle eski gelenekler ve arabesk kompozisyonlar
yaşatılmaya çalışılmıştır. Bir sanayi dalı halinde seri üretim
yapan bu merkezler, ürettikleri ahşap, maden, cam vb. gibi
ürünleri ihraç etmeye başlamış ve o zamanlar yeni yeni başlayan
uluslararası fuar ve sergilere katılmışlardır. Üretilen ürünler
önceleri geleneksel Arap zevkine uygun iken, çeşitlerini
Avrupalıların ve İstanbullu Osmanlıların hoşuna gidecek yeni
formlarda zenginleştirmişlerdir. Böylece koltuklar, rahleler,
dolaplar, avize ve şamdanlar gibi pekçok eşya Batı'ya da
yayılmıştır. Bu tür objeler gerek Avrupa ve gerekse Türkiye'de,
arabesk veya Arapkari adıyla anılır ve tanınır.
|
kultur,sanat, konser,
söyleşi, etkinlik, istanbul büyükşehir belediyesi, yayın, yayin,
yayincilik, yayıncılık, sergi, kitap, dergi, katalog, kazım
taşkent, sermet çifter, sermet cifter, vedat nedim tör, sanat
dünyamız, sanat dunyamiz, cogito, kitaplık, kitaplik, yapı kredi,
4. kat, kütüphane, kutuphanesi, arastirma, araştırma,
kültür-sanat,resim,güzel
sanatlar,sinema,edebiyat,felsefe,biyografiler,
türkiye, istanbul, kadıköy, ankara, izmir, anadolu, avrupa,
amerika, eglence,komedi,bilim,spor,haberler, beyoğlu,
beyoglu, müze, muze, ibb, şiir, sinema, kültürel
|